Kötüniyetli Marka Başvuruları
Marka başvurularında kötüniyet kabul edilen ve edilmeyen hâller
“Başvuru sahibi kötüniyetlidir.”
“Marka başvurusu kötüniyetle yapılmıştır.”
Bu ifadeleri neredeyse tüm marka dilekçelerinde görüyoruz.
Kötüniyet iddiası, marka hukukunda en sık ileri sürülen nispi ret sebeplerinden biri olabilir. Ancak bu kadar yaygın şekilde ileri sürülmesine rağmen, kötüniyet hususu uygulamada nadiren ispat edilebiliyor.
Bunun, kötüniyet kavramının yeterince doğru anlaşılmamasından kaynaklandığını düşünüyorum.
Bu nedenle bu kısa yazıda, Yargıtay kararları ışığında marka hukukunda “Kötüniyet nedir?”, “Kötüniyet hâlleri nelerdir?” ve “Hangi durumlar tek başına kötüniyet olarak kabul edilmez?” anlatmaya çalışacağım.
Kötüniyet Nedir?
SMK m. 6/9 hükmünde kötüniyetle yapılan marka başvurularının itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmiş olmakla birlikte, kanunda bu kavrama ilişkin açık bir tanım yer almıyor.
Ancak yargı kararları ışığında, hak sahibi olmadığını bilmesine veya bilmesi gerekmesine rağmen dürüstlük kuralına aykırı şekilde marka tescil başvurusunda bulunan ya da markasını tescil ettiren kişileri kötüniyetli olarak kabul ediyoruz. Bu çerçevede:
Başkasının markasından haksız yararlanmaya çalışan,
Markayı gerçekte kullanma amacı olmaksızın yalnızca yedekleme ya da marka ticareti yapmak için tescil ettiren,
Rakiplerini engellemeye yönelik engelleme markası başvurularında bulunan veya şantaj amacı taşıyan
Başvurular yapan kişilerin marka başvurularını, dürüstlük ilkesine aykırı kötüniyetli başvurular olarak değerlendiriyoruz.
Kötüniyet Halleri ve İspatı
Türk Medeni Kanunu uyarınca iyiniyetin asıl, kötüniyetin ise istisna olduğu kabul edildiğinden, kötüniyet iddiasında bulunan tarafın bu iddiasını somut ve güçlü delillerle ortaya koyması gerekiyor.
Bu nedenle, kötüniyet nispi ret sebebine dayanırken hangi hallerin kötüniyetli kabul edildiğinin ve hangilerinin tek başına yeterli sayılmadığının bilinmesi ve doğru şekilde tespit edilmesi büyük önem taşıyor.
Bir marka başvurusunun kötüniyetli olup olmadığını her somut olayın özelliklerine göre değerlendirmekle birlikte,
Seçenek özgürlüğü kötüye kullanılmış mı?
Piyasada çok sayıda marka seçeneği bulunmasına rağmen, başkası tarafından kullanılan özgün veya yüksek ayırt ediciliğe sahip bir ibarenin “tesadüfen” seçilmesi, hayatın olağan akışına aykırı kabul edilmektedir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2023/5653 K. 2024/7519 T. 23.10.2024
Başvuru, mevcut bir ticari ilişkinin veya duyulan güvenin kötüye kullanılması sonucu mu yapılmış?
Eski çalışanların, distribütörlerin, adi ortakların veya ticari ilişki içinde bulunulan kişilerin, asıl hak sahibinden habersiz ya da ona karşı engel oluşturacak şekilde markayı kendi adlarına tescil ettirmeleri kötüniyetin tipik örneklerindendir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2024/1776 K. 2025/1371 T. 27.2.2025
Başvuru, bir ikaz veya ihtarnameden hemen sonra mı yapılmış?
Gerçek hak sahibinden gelen bir ihtarname ya da itirazdan hemen sonra, markayı koruma altına almak veya yürütülen süreci etkisiz kılmak amacıyla yapılan başvurular kötüniyetli kabul edilmektedir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2024/4630 K. 2024/9055 T. 16.12.2024
Başvurunun amacı, olası bir iptal davasını etkisiz kılmak mı?
Kullanmama nedeniyle iptal davası tehdidi altında olan bir marka için yeniden ve aynı markayla başvuru yapılması, yargılama sonucunu etkisiz kılmaya yönelik kötüniyetli bir davranış olarak değerlendirilir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2024/11-489 K. 2025/266 T. 30.4.2025
Başvuru ile başkasının markasından haksız yarar sağlanmak mı isteniyor?
Başkasının markasından veya markanın ayırt ediciliğinden haksız şekilde faydalanma amacı güdülmesi, kötüniyete işaret eden önemli bir göstergedir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2024/11-489 K. 2025/266 T. 30.4.2025
Marka, rakipleri engellemek amacıyla mı tescil ettirilmiş?
Markayı kullanma iradesi olmaksızın, sırf rakiplerin piyasaya girmesini veya markayı kullanmasını engellemek amacıyla yapılan tescil başvuruları engelleme markası olarak değerlendirilir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2024/6765 K. 2025/4540 T. 25.6.2025
Marka, bir baskı veya pazarlık aracı olarak mı kullanılıyor?
Markayı gerçek hak sahibine karşı bir baskı unsuru olarak kullanmak, onu markadan doğan haklarla tehdit ederek markayı satmaya zorlamak veya haksız bedel talep etmek, şantaj ve marka ticareti kapsamında kötüniyetli davranışlardandır.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2022/6161 K. 2024/741 T. 5.2.2024
Başvuru, markaları stoklama veya yedekleme amacı mı taşıyor?
Gerçekte kullanılmayacak markaların, marka stoğu oluşturmak ya da devam eden bir dava veya olası iptal kararlarının sonuçlarından kaçınmak amacıyla tescil ettirilmesi de kötüniyet göstergesi olarak kabul edilmektedir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2024/5758 K. 2025/516 T. 4.2.2025
Tek Başına Kötüniyet Kabul Edilmeyen Hâller
Kötüniyet iddiasının ispatlanamaması ve bu nedenle reddedilmesinin başlıca sebeplerinden biri, çoğu zaman aşağıdaki gibi bazı hâllerin tek başına marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını ispatlamaya yeterli olduğunun düşünülmesi.
Özellikle yurt dışında tescilli markaların başkaları tarafından ülkemizde tescil edilmesi ya da önceki markanın tanınmış olması hususları, uygulamada en sık yanılgıya düşülen hâller arasında yer alıyor. Bu nedenle, kötüniyet iddiasında bulunurken aşağıdaki hâllerin tek başına yeterli olmayacağının mutlaka göz önünde bulundurulması gerekiyor.
Salt aynı/benzer marka başvurusunda bulunmak
Bir markanın aynısının veya benzerinin tescil ettirilmiş olması, tek başına kötüniyetin varlığını göstermez. Bunun yanında, engelleme veya haksız yararlanma gibi bir amacın da somut delillerle ispatlanması gerekir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2022/5175 K. 2024/1616 T. 29.2.2024
Yurt dışında tescilli bir markanın Türkiye’de tescil ettirilmesi
Ülkesellik ilkesi gereği, yurt dışında tescilli bir markanın Türkiye’de bir başkası tarafından tescil ettirilmesi, tek başına kötüniyet teşkil etmez.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2024/2619 K. 2025/932 T. 17.2.2025
Tanınmış bir markaya benzer başvuru
Tanınmış bir markaya konu ibarenin tescili için başvurulması, kanun koyucunun bu duruma SMK m. 6/5 kapsamında ayrı bir hukuki sonuç bağlamış olması nedeniyle tek başına kötüniyet olarak değerlendirilmez, ayrıca kötüniyeti gösteren ek delillerin ortaya konulması gerekir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2022/3064 K. 2023/6765 T. 23.11.2023
Marka devir bedelinin düşük olması
Marka devir bedelinin cüzi olması, tek başına muvazaa veya kötüniyet iddiasını kanıtlamak için yeterli değildir, bu iddiaların kabulü için başka somut olgularla desteklenmesi gerekir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2022/3059 K. 2023/6871 T. 27.11.2023
Çok sayıda marka başvurusunun yapılması
Bir kişinin çok sayıda ve farklı marka tescil başvurusu yapması tek başına kötüniyet ispatı için elverişli değildir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2023/2374 K. 2024/4888 T. 11.6.2024
Son Sözler
Sonuç olarak kötüniyet, ispatı hâlinde marka başvurusunun tüm mal ve hizmetler yönünden reddini gerektiren, önceki marka sahibi bakımından (sessiz kalma yoluyla hak kaybına, hükümsüzlük taleplerine ilişkin) beş yıllık hak düşürücü süreyi bertaraf eden ve bu yönüyle marka hukukunun en önemli ve dikkatle ele alınması gereken konularından biridir.



