Hükümsüzlük davalarında yapılan hata
SMK md. 6/3 ve md. 6/6 sebeplerine dayalı davalarda talep sonucunun sınırlandırılması
SMK md. 6/3 ve md. 6/6 sebebiyle açılan hükümsüzlük davalarında sıklıkla yapılan bir hata var.
Bu tür davalarda, çoğu zaman önceye dayalı tescilsiz kullanım veya ticaret unvanı gibi başka bir üstün hak iddiasına dayanılarak, dava konusu markanın tescil kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğü talep ediliyor.
Oysa gerçek hak sahipliğine ilişkin bu hükümler, davacıya ancak markasını fiilen ve markasal nitelikte kullandığını ispatlayabildiği mal ve hizmetler yönünden itiraz etme ve buna bağlı olarak hükümsüzlük talebinde bulunma imkânı tanıyor.
Dolayısıyla bu ispatın yapılamadığı mal ve hizmetler bakımından ne yazık ki davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin istemin reddine karar veriliyor.
Bu nedenle anılan hukuki nedenlere dayanılarak açılacak hükümsüzlük davalarının hazırlık aşamasında, davacının gerçek hak sahipliğinin kapsamının doğru ve isabetli biçimde belirlenmesi büyük önem taşıyor.
Konuya ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2024/6428 K. 2025/3925 T. 2.6.2025 sayılı ilamı ile onanan güncel bir karar:
“...dava konusu markanın başvuru tarihinden önce, dava konusu markanın tescilli olduğu 36. sınıf “sigorta hizmetleri” bakımından SMK’nın 6/3 hükmü kapsamında hak bahşedecek biçimde markasal olarak kullandığının belirlendiği, davacının dava konusu markanın başvuru tarihinden önce tescil ettirdiği ticaret unvanı nedeniyle de, fiilen faaliyette bulunduğu 36. sınıf “sigorta hizmetleri” bakımından SMK’nın 6/6 hükmü uyarınca marka hükümsüzlüğü isteminin de yerinde bulunduğu, diğer taraftan dava konusu marka 36. sınıfta yer alan tüm hizmetler yönünden tescilli olup dava dilekçesinde herhangi bir sınırlandırma yapılmaksızın dava konusu markanın hükümsüzlüğünün talep edildiği, dava konusu markanın sadece tescil kapsamında yer alan 36. sınıf “Sigorta hizmetleri” yönünden SMK’nın 6/3 ve SMK’nın 6/6 hükümleri uyarıca kısmen hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu..”



